..

Ali Kuşçu



VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 7.1/10 (14 votes cast)

Türk-İslam tarihine damga vurmuş isimlerden birisi Ali Kuşçudur. Bilimle içiçe geçmiş bir hayat…Sadece Gökbilimci değil, aynı zamanda Matematikçi ve Dilbilimci. Hayatını okuduğunuzda etkileneceksiniz…

Ali Kuşçu asıl adı Ali Bin Muhammet (d. 1403, Semerkant – ö. 16 Aralık 1474, İstanbul), ünlü Türk Gökbilimci, Matematikçi ve Dilbilimci.

Gerçek adı, Ali Bin Muhammed’tir. Türk-İslam dünyasının büyük astronomi ve kelam alimi olan Ali Kuşçu, 15. yüzyıl’da Semerkant’ta doğdu. Babası Muhammed, ünlü Türk Sultanı ve astronomu Uluğ Bey’in kuşçusu olduğu için, ailesi “Kuşçu” lakabıyla meşhur oldu. Küçük yaştan itibaren matematik ve astronomiye ilgi duyan Ali Kuşçu, devrin en büyük alimleri olan Bursalı Kadızâde Rumî, Gıyâseddin Cemşîd ve Muînuddîn Kâşî’den matematik ve astronomi dersi aldı. Daha sonra bilgisini artırmak için Kirman’a gitti. Burada Hall-ü Eşkâl-i Kamer (Ay Safhalarının Açıklanması) adlı risale ile Şerh-i Tecrîd adlı eserini yazdı. Ali Kuşçu, Semerkant ve Kirman’da eğitimini tamamladıktan sonra Uluğ Bey’e yardımcı ve rasathanesine müdür oldu. 1449’da hacca gitmek istedi. Tebriz’de Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan kendisine büyük saygı gösterdi ve Fatih’le barış görüşmelerinde yardımını istedi. Ali Kuşçu, Uzun Hasan’ın sözcülüğünü yaptıktan sonra Fatih’in davetiyle İstanbul’a geldi. Osmanlı – Akkoyunlu sınırında II. Mehmed’in emriyle büyük bir törenle karşılanan Ali Kuşçu, Ayasofya medresesine müderris oldu. Ali Kuşçu, 16 Aralık 1474 tarihinde İstanbul’da vefat etti.

Türk-İslam dünyasının büyük astronomi ve kelam alimi olan Ali Kuşçu, XV. yüzyıl başlarında Semerkant’ta doğdu. Babası Muhammed, ünlü Türk Sultanı ve astronomu Uluğ Bey’in kuşçusu olduğu için, ailesi ‘Kuşçu’ lakabıyla meşhur oldu. Küçük yaştan itibaren matematik ve astronomiye ilgi duyan Ali Kuşçu, devrin en büyük alimleri olan Bursalı Kadızâde Rumî, Gıyâseddin Cemşîd ve Muînuddîn Kâşî’den matematik ve astronomi dersi aldı.

Daha sonra bilgisini artırmak için Kirman’a gitti. Burada Hall-ü Eşkâl-i Kamer (Ay Safhalarının Açıklanması) adlı risale ile Şerh-i Tecrîd adlı eserini yazdı.Ali Kuşçu, Semerkant ve Kirman’da eğitimini tamamladıktan sonra Uluğ Bey’e yardımcı ve rasathanesine müdür olmuştu. 1449’da hacca gitmek istedi. Tebriz’de Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan kendisine büyük saygı gösterdi ve Fatih’le barış görüşmelerinde yardımını istedi. Ali Kuşçu, Uzun Hasan’ın sözcülüğünü yaptıktan sonra Fatih’in davetiyle İstanbul’a geldi. XV. yüzyılın ilk yarısında, Semerkant, dünyanın en önemli bilim merkeziydi.

Osmanlı kültüründe ve uygarlığında önemi
Ali Kuşçu’nun bir süre yönetici olarak da görev yaptığı Semerkand – Uluğ Bey Rasathanesi’nden bir ayrıntıOsmanlı Devleti padişahı Fatih Sultan Mehmed (II Mehmed) adına kurulan müessir ilk Osmanlı Üniversitesi olan Fatih Medresesinin (Sahn-ı Seman) kuruluş akademik müfredatını kaleme aldı.

Hoca Sinan Paşa, Molla Lütfi, Mirim Çelebi (Mahmud B. Muhammed B. Muhammed B. Musa Kadızade), gibi alimler onun derslerinde bulundular ve yetiştiler

Ali Kuşçu’nun soyundan olanlar 18. yüzyılın sonlarına kadar Osmanlı Devletinde önemli devlet görevlerinde bulundular. Torunlarından olan Ebussuud Efendi ve Mirim Çelebi ile onların çocukları şeyhülislam, kazasker, müderris gibi görevlere gelmişlerdir.

Ali Kuşçudan sonra Osmanlı Türkçesi dil olarak tüm islam dünyası için bilim dili olmuştur. Farsça ve Arapça önemini bu dönemden sonra kaybetmiştir.

Risale Fi’Hey’e: (1457 yılında Semerkand’da, Farsça olarak yazmıştır) Osmanlı İstanbul Mühendishanesinde (İstanbul Teknik Üniversitesi) XIX. yüzyıl başlarına kadar temel ders kitabı olarak okutulmuştur.

Osmanlı Medreselerinde matematik ve diğer fen bilimleri derslerinin okutulmasında önemli rolü olmuştur.

Eserleri
Ali Kuşçu ve Fatih Sultan Mehmet
Ali Kuşçu’nun çalışmalarından 542 nüsha
Astronomi[1] [değiştir]Şerh-i Zîc-i Uluğ Bey
Risal? fî Halli Eşkâli Muaddili’l-Kamer li’l-Mesîr
Risal? fî Asli’l-Hâric Yumkin fî’s-Sufliyyeyn
Şerh ale’t-Tuhfeti’ş-Şâhiyye fî’l-Hey’e
Risal? der İlm-i Hey’e
Risal? fî Halli Eşkâli’l-Kamer.
Riselet-ül fi’l hey’et (Farsça)
Risal? el-Fethiyye fî ilmi’l-hey (el-Fethiyye)

Matematik
Risâletu’l-Muhammediyye fî’l-Hisâb
Risâle der İlm-i Hisâb: Süleymaniye

Kelâm ve Usûl-i Fıkıh
Eş-Şerhu’l-Cedîd ale’t-Tecrîd
Hâşiye ale’t-Telvîh
Unkud-üz-Zevahir fi Nazm-ül-Cevahir

Kimya ve Fizik
Unkud-üz-Zevahir fi Man-ül-Cevahir (Mücevherlerin Dizilmesinde Görülen Salkım)

Mekanik
Tezkire fî Âlâti’r-Ruhâniyye

Dil ve Belagat
Şerhu’r-Risâleti’l-Vadiyye
El-İfsâh
El-Unkûdu’z-Zevâhir fî Nazmi’l-Cevâhir
Şerhu’ş-Şâfiye
Risâle fî Beyâni Vadi’l-Mufredât
Fâ’ide li-Tahkîki Lâmi’t-Ta’rîf
Risâle mâ Ene Kultu
Risâle fî’l-Hamd
Risâle fî İlmi’l-Me’ânî
Risâle fî Bahsi’l-Mufred
Risâle fî’l-Fenni’s-Sânî min İlmihal-Beyân
Tefsîru’l-Bakara ve Âli İmrân
Risâle fî’l-İstişâre
Mahbub-ül-Hamail fi keşif-il-mesail
Tecrid-ül-Kelam

Ali Kuşçu, 7.1 out of 10 based on 14 ratings

Arama terimleri:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>